Safvetü’t-Tefasir (7 Cilt) Tefsirlerin Özü

250.00

Tedarik süresi 3 iş günü

Kategoriler:

Açıklama

Günümüz insanının çok geniş tefsirleri okumak için zaman bulamayacağını göz önünde tutan değerli tefsirci üstad Muhammed Ali es-Sâbûnî Vâhidînin Esbâb-ı Nuzûlu ile Taberî, Keşşâf, Râzî, Kurtubî, Beyzâvî, İbn Kesîr, el-Bahrul-Muhît, et-Teshîl, Celâleyn, Ebussuûd, Alusî ve Kâsîmî gibi geniş ve güvenilir tefsirlerin özünü alarak çağa hitap edecek ve gençliğin ihtiyacına cevap verecek bir tefsir meydana getirmiş ve bu esere tefsirlerin özü anlamına gelen Safvetüt-Tefâsîr adını vermiştir. Eser okunduğunda görülecektir ki Sâbûnî, gerçekten başlıca güvenilir tefsirleri taramış ve bunlardan özümlediği Kurânî bilgilerden, yeni ve özet bir tefsir meydana getirmiştir.

Çevirmen: Dr. Nedim Yılmaz
Çevirmen: Prof. Dr. Sadreddin Gümüş
Yayın Tarihi 2014-07-01
ISBN 6055623241
Baskı Sayısı 7. Baskı
Dil TÜRKÇE
Sayfa Sayısı 3502
Cilt Tipi Karton Kapak
Kağıt Cinsi Şamuha Kağıt
Boyut 16.5 x 24 cm
Sayfa : 3502
Ebat : 165 X 245
Basım Yeri : İstanbul
Basım Tarihi : 2014
Barkod-ISBN : 9786055623241

 

Ensar Neşriyat, Muhammed Eli es Sabunitarafından yazılan, Prof. Dr. Sadreddin Gümüş ve Yrd. Doç. Dr. Nedim Yılmaz’ın tercüme ettiği Safvetüt Tefasir Tefsiri adlı kitabı incelemektesiniz. 7 Cilt Safvetüt Tefasir Tefsiri  hakkında yorumları oku yup tefsir kitabının konusu, özeti, fiyatı hakkında bilgiyi aşağıda geniş bir şekilde edinebilirsiniz.

Yaratan Rabbinin adıyla  oku . O, insanı ” alak ” dan yarattı.Oku, Senin Rabbin en cömert olandır. Alak 1-2

Eksiksiz tüm övgüler; âlemlerin Rabbi olan, hakkı batıldan ayırt ettiren, kitabı indir en Allah’a, salat ve selam da o indir ilen Kur’an’ı bizzat yaşayarak kendi hayatında gösteren, sınır koyma yetkisi kendisine verilen O’nun Rasulüne, ehli beyte ve ashabına olsun.Amin

Tefsirci Prof. Muhammed Ali es-Sabuni’nin kısa hayat hikayesi:

1.  Muhammed Ali,Şeyh Muhammed Cemil’in oğlu olup 1930 yılında Haleb’de dünyaya geldi. Suriye vilayetlerinden biri olan Halep, ilim ve âlimleri ile meşhur bir şehirdir.

2.  Sabuni, ilim ehli olarak tanınan bir ailedendir. Babası Şeyh Muhammed Cemil, fıkıh ve ferâiz bilgini, dil ve dinî ilimlerde söz sahibi idi. Sâbûnî’nin ataları arasında da, seçkin ilim adamları vardır.

3.  Müellif, Osmanlılar döneminde de aynı adla anılan Hüsreviyye İlahiyat Lisesi’nde dinî ve modern ilimleri okudu. Kendisi karma bir kültüre sahip olup dinî ve pozitif ilimleri bu kültür içerisinde birleştirmiştir.

4.  İlahiyat Lisesini başarı ile bitirince, Suriye Vakıflar Bakanlığı adına, bir ilim heyeti içinde Ezher Üniversitesi’ne gönderildi. Ezher Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde tahsilini yapıp yüksek derece ile diploma alarak 1952 yılında buradan mezun oldu. Sonra, konu ihtisası ve hâkimlik üzerine mastır yaptı ve 1954 yılında mezun oldu.

5.  Ardından Suriye’ye döndü ve genel liseler, devlet okulları ve bazı dinî okullarda, “Din Eğitimi” derslerine öğretmen tayin edildi. Daha sonra, Mekke-i Mükerreme’deki İlahiyat ve Eğitim Fakültelerine öğretim üyesi olarak davet edildi. Bunun üzerine, 1962 yılında, Kur’an İlimleri, tefsir ve hadis dersleri profesörü olarak Hicaz’a gitti. Burada 25 sene öğretim üyeliğinde bulundu ve birçok eğitici ve öğretici yetiştirdi.

6. Son olarak, Mekke-i Mükerreme Ümmü’l-Kurâ Üniversitesi’nde, “İlmi Araştırmalar ve İslâm Kültürünü İhya” merkezinde yeni bir göreve atandı.

7.Eserleri:

Müellifin, Kur’an ilimleri, tefsir ve hadis alanında 25’den fazla eseri vardır. Bazıları şunlardır: Revâiu’l-beyân fi tefsîr-i âyâtil-ahkâm (2 cilt), Safvetut tefasir (3 cilt), et-Tibyân fî ulûmi’l-Kur’ân, en-Nubuvve ve’l-enbiyâ, Muhtasar-ı İbn Kesîr (3 cilt), Muhtasaru’t-Taberî, el-Mevârisufi’ş-Şerîati’l-İslâmiyye, Tenviru’l-ezhân min tefsiri ruhi’l-beyân ve diğerleri.

 

                              ÖnsözYüce Kitabının nuruyla, takva sahibi kullarının kalblerini aydınlatan, Kur’an’ı kalblere şifa ve mü’minler için bir rahmet ve hidayet kaynağı kılan Allah’a hamd olsun. Salât ve selâm nebilerin sonuncusu ve peygamberlerin en şereflisi, Arap soyundan gelen Peygamber Efendimiz Muhammedu’l-emîn’in üzerine olsun. Allah o Peygamber’le kör gözleri, sağır kulakları ve kapalı kalbleri açmış ve onunla insanları karanlıklardan aydınlığa çıkarmıştır. Kıyamete kadar devamlı olarak salat ve selam onun üzerine, onun tertemiz aile efradının, hidayete ermiş olan seçkin ashabının ve kıyamete kadar güzellikle onların peşinden gidenlerin üzerine olsun.

İmdi:
Kur’ân-ı Kerîm daima, çeşitli ilimler ve bilgilerle dolu bir denizdir. Bu denizin incilerini elde etmek isteyen kimsenin, onun derinliklerine dalması gerekir. Kur’an ileri gelen edebiyatçılara ve yüksek seviyedeki âlimlere, sürekli olarak kendisinin muciz bir kitap olduğunu, doğruluğuna şahit olarak o Ümmî Peygamber’e indirildiğini söyleyerek meydan okur. İki kapağı arasında kemaline, icazına ve kendisinin Allah tarafından indirildiğine dair delil taşımaktadır..

“Onu Ruhu’l-emin indirdi. Senin kalbine, uyancılardan olman için. Apaçık Arapça bir dil ile” (Şuarâ, 26/ 193-195)

Alimlerin yazdıklarının ve telif ettiklerinin çokluğuna ve İslâm kütüphanelerinde bulunan, Allah’ın bu yüce kitabına hizmet maksadıyla âlimlerin meydana getirdiği büyük ve nefis kitapların çok olmasına rağmen, Kur’an, enteresan bilgilerle, inci ve mücevherlerle dolu olarak kalmakta ve zaman zaman bunları bize açmaktadır. O, akılları ve fikirleri hayrete düşürecek şeylerle, ilâhi nurlarla, kudsî feyizlerle, nuranî hediyelerle, insanlığı bedbaht hayattan ve onun yakıcı ateşinden kurtarmaya kefil olacak şeylerle doludur. Tefsir ilminin dışında, her ilmin suyu kurudu. Tefsir ilmi ise hâlâ, engin bir denizdir. Onun kıymetli hazinelerini çıkarmak, parlak hükümlerini ve esrarını ortaya koymak için, onun derinliklerine dalabilecek kişilere ihtiyaç vardır. Âlimler, hâlâ onun kıyısında dolaşmakta, onun saf suyundan azar azar içmekte, fakat kanamamaktadırlar… İzzet sahibi Yüce Allah’ın kelâmını kimin ilmi kuşatabilir?!…  Kimin ilmi onun sırlarını, inceliklerini ve icazını idrak edebilir?!.. Kim o ilmi bitirdiğini veya onda kemal derecesine ulaştığını iddia edebilir?!..

O mu’ciz bir kitaptır. İnsanlığa, ondaki ilimlerden, bilgilerden, sırlardan ve hikmetlerden, onların imanlarını arttıracak şeyleri bahşetmeye ve kendisinin Ümmî Arap Peygamber Muhammed b. Abdullah (s.a.v.)’in ebedî mucizesi ve Allah tarafından indiriliniş olduğunu bildirmeye devam edecektir.
Dünya hayatı, müslümanın vaktini maişet temininde harcamaya zorlayıp, önceki âlimlerimizin -Allah onlardan razı olsun- Allah’ın kitabına hizmet etmek, onun âyetlerini açıklamak, edebî üstünlüğünü göstermek, icazını beyan etmek, bu şerefli kitabın ihtiva ettiği kanun hükümlerini ve ahlâk kurallarını, terbiye ve yönlendirme usullerini izah etmek maksadıyle yazmış oldukları büyük tefsirlere müracaat etmeye zaman bulamadığı için, günümüz âlimlerinin açık bir üslup, parlak bir ifade ile, lüzumsuz bilgilere ve uzatmaya girişmeden, zorlaştırma ve güçleştirme olmaksızın, Kur’an’ın insanlar tarafından kolayca anlaşılması için gayret sarfetmeleri gerekir. Bu âlimlerin, Kur’an’daki parlak icaz ve beyanı modern çağın ruhuna uygun, Kur’an ilim ve bilgilerine susamış kültürlü gençliğin ihtiyacına cevap verecek şekilde ortaya koymalarını icab eder.Yüce Allah’ın kitabını,anlattığım şekilde tefsir eden bir esere ihtiyaç olmasına, insanların bunu araştırmalarına ve istemelerine rağmen böyle bir kitap bulamadım. Dolayısıyla, her türlü güçlük ve meşakkate ve bu zamanda bulunamayacak bu işi yapmaya azmettim. Kerîm olan Allah’tan yardım isteyerek, O’na güvenerek, bu görevi tamamlamak için bana yardım etmesini ve Allah’ın kitabına yakışır bir şekilde onu ortaya çıkarmaya beni muvaffak kılmasını dileyerek bu işe giriştim. Bu eseri, Kur’an âyetlerini anlama ve onun beyanından müslümanın imanını ve kesin inancını artıracak, onu Allah’ın rızasına uygun amel işlemeye sevkedecek şeyleri kazanma konusunda müslümana yardımcı olacak bir kitap kılmasını isteyerek işe başladım.Kitabıma Safvetü’t-Tefâsîradını verdim. Çünkü o; kısa, düzenli ve açık olmasıyla birlikte, büyük ve geniş tefsirlerde bulunan kaynakları da ihtiva etmektedir. Benim bütün isteğim onun isminin müsemmasına uygun olması ve İslâm ümmetine en doğru ve en sağlam yolu açıklaması suretiyle, onların bu kitaptan istifade etmesidir.Bu yüce kitabı tefsir ederken aşağıdaki üslubu takip ettim:1.      Sûreyi takdim. Burada o mübarek sûreyi ve asıl maksatlarını özet olarak açıkladım.
2.      Önceki ve sonraki âyetlerin birbirleriyle olan münasebeti.
3.      Kelimelerin izahı. Burada kelimelerin türeyişlerini açıkladım ve Arap dilinden bununla ilgili deliller getirdim.
4.      Nüzul sebebi.
5.      Ayetlerin tefsiri.
6.      Edebî sanatlar.
7.      Faydalı bilgiler ve nükteler.

 

Bu tefsiri, geceyi gündüze katarak beş senede meydana getirdim. Güvenilir temel tefsir kitaplarında tefsircilerin yazdıklarını okumadan herhangi bir şey yazmadım. Bunu en doğru ve tercihe şayan görüşü inceden inceye araştırarak yaptım. Bu işi bana kolaylaştırdığı için yüce Allah’a şükrediyorum. Çünkü zamanın hızla geçtiğini hissediyordum. Bütün bunlar, Beytullah’ın komşuluğu bereketiyle oldu. Hicrî 1381 yılında, Mekke-i Mükerreme’deki Şeriat ve İslâmî Araştırmalar Fakültesi’nde öğretim üyeliğine atandığım zamandan beri Beytullah’ın komşusu olmayı Allah bana nasib etti.
Allah’tan, beni doğru hareket ettirmesini ve kıyamet gününde bana bolca sevap vermesini diliyorum. Ben bunu sadece O’nun rızasını kazanmak için yaptım. Bu amelimi, onun yüce rızasına has bir amel kılmasını ve bunu kıyamet gününe kadar bana bir azık yapmasını umuyorum. Bunu okuyup da istifade edenlerin, kıyamette fayda verecek iyi bir dua ile bana dua etmelerini bekliyorum. Allah’ın çokça salât ve selâmı efendimiz Muhammed (s.a.v.)’in, aile efradının ve ashabının üzerine olsun.1 Zilhicce. 1399 h.
Muhammed Ali Sâbûnî
Kral Abdulaziz Üniversitesi
Mekke-i Mükerreme
Şeriat ve İslâmî Araştırmalar
Fakültesi Profesörü

 

                   Mütercimlerin Önsözü

Yüce Allah’a hamdolsun. Onun şerefli peygamberi Muhammed (s.a.v.)’e, aile efradına ve ashabına salât ve selâm olsun.
İnsanlığın dünya ve ahiret saadetini sağlamak amacıyla gönderilmiş olan Kur’an, üstün bir ifade gücüne sahip bulunan Arap diliyle indirilmiş bir kitaptır. Ancak o sadece Araplara değil, bütün insanlara gönderilmiştir. Bu kitabı insanlığa duyurma ve açıklama görevi ise Muhammed (s.a.v.)’e verilmiştir: “Ey Rasul! Rabbin’den sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan onun elçiliğini yapmamış olursun.” (Maide, 5/67).

“Sana da Kur’an’ı indirdik ki, kendilerine ineni insanlara açıklayasın. Belki düşünüp ibret alırlar.” (Nahl, 16/43).

“Biz sana Kitab’ı, sırf ayrılığa düştükleri şeyi onlara açıklayasın diye ve inanan bir topluluğa yol gösterici ve rahmet olmak üzere gönderdik.” (Nahl, 16/64) “Biz, gönderdiğimiz her peygamberi kendi toplumunun diliyle gönderdik ki onlara açıklasın” (İbrahim, 14/4).

İşte bu emirlere binaen Rasulullah (s.a.v.) Kur’ân-ı Kerîm’i tebliğ ve tefsir etmiştir. Ondan sonra sahabe, tabiin ve daha sonraki müslüman âlimler de bu yolu takip etmişler, böylece Kur’an’in gerek Arap dilinde, gerekse diğer dillerde binlerce tefsiri veya tercümesi yapılmıştır. Bu tefsirlerin çok genişleri olduğu gibi, çok kısaları ve orta halli olanları da vardır.

Günümüz insanının çok geniş tefsirleri okumak için zaman bulamayacağını göz önünde tutan değerli tefsirci üstad Muhammed Ali es-Sâbûnî Vâhidî’nin Esbâb-ı Nuzûlu ile Taberî, Keşşaf, Râzî, Kurtubî, Beyzâvî, İbn Kesîr, el-Bahru’l-Muhît, et-Teshîl, Celâleyn, Ebussuûd, Alusî ve Kâsîmî gibi geniş ve güvenilir tefsirlerin özünü alarak çağa hitap edecek ve gençliğin ihtiyacına cevap verecek bir tefsir meydana getirmiş ve bu esere “tefsirlerin özü” anlamına gelen “Safvetüt Tefasir” adını vermiştir. Eser okunduğunda görülecektir ki Sâbûnî, gerçekten başlıca güvenilir tefsirleri taramış ve bunlardan özümlediği Kur’ânî bilgilerden, yeni ve özet bir tefsir meydana getirmiştir.

 

Kendisinin de açıkladığı gibi Sâbûnî, tefsirini yazarken şu yolu takip etmiştir:1.   Sûreyi takdim. Burada, sûre hakkında özet bilgi verilmekte ve sûrenin esas hedef ve maksatları açıklanmaktadır.
2.   Âyetler arasındaki münasebet. Burada konu bütünlüğü içerisinde belirli bir miktarda ele alman âyetlerin, önceki âyetlerle münasebeti açıklanmaktadır.
3.  Kelimelerin izahı. Burada, tefsir edilecek bölümde geçip açıklanması gereken kelimelerin aslı ve türetilişleri hakkında bilgi verilmekte ve yer yer, Arap edebiyatından deliller getirilerek, mânâları açıklanmaktadır.
4.  Nüzul sebebi. Burada iniş sebebi bilinen âyetlerin iniş sebebleri açıklanmakta ve bunlarla ilgili rivayetler nakledilmektedir.
5.  Âyetlerin tefsiri. Burada bir bütün olarak ele alınan âyetler cümle cümle, bazen de kelime kelime açıklanmaktadır.
6.  Edebî sanatlar. Burada, tefsiri yapılmış olan âyetlerin kapsadığı teşbih, mecaz, istiare ve diğer edebî sanatlar kısaca izah edilmekte ve değerlendirilmektedir.
7.   Faydalı bilgiler. Burada, âyetlerin tefsirleriyle ilgili bazı ek bilgiler verilmektedir.
8.   Bir nükte. Burada da, dikkat çekici, enteresan bilgiler verilmektedir.
9.   Bir uyarı. Yanlış anlaşılma ihtimali olan yerlerde okuyucuyu uyarmak maksadıyle bazı bilgiler verilmektedir.
10. Yer yer, toplumsal meselelerle ilgili geniş bilgiler verilmektedir. Birden çok kadınla evlenme, kadınların eğitimi v.b. konular…Sâbûnî, bu eseri, yukarıda adları geçen tefsirlerden derleyerek meydana getirmiş olmakla birlikte, onu kolay bir ibare ve akıcı bir üslupla okuyucuya sunmayı başarmıştır. Bu sebeble tefsiri, gerek Arap ülkelerinde, gerekse ülkemizde rağbet görmüş ve tutunmuştur. Ülkemizdeki bazı ilahiyat fakültelerinde tefsir dersleri bu eserden takip edilmektedir. Bunun yanında özel olarak okuyan ve okutanlar da çoktur.İşte halkımızın böyle bir tefsire ihtiyacı olduğunun farkına varan Ensar Vakfı, bu tefsirin Türkçe’ye çevrilmesini teklif ettiğinde memnuniyetle kabul ettik ve bunu şerefli bir görev saydık. Böyle bir görevin yerine getirilmesinin zorluğu şüphe götürmez bir gerçektir. Zira ilahî vahy mahsulü olan Kur’ân-ı Kerîm, Arap dili gibi zengin bir dille inmiş olup bu dilin en üstün ifade gücüne sahiptir. Böyle bir kitabı ve yine Arapça yazılmış olan tefsirini bir başka dile mükemmel şekliyle çevirmenin güçlüğü ortadadır.Buna rağmen, bu hizmetin Allah katında makbul ve onun rızâsına uygun olacağı ümidiyle eseri tercümeye başladık.Tercümede mümkün olduğu kadar bu günün yaşayan dilini kullanmaya çalıştık. Metne bağlı kalmakla birlikte tercümenin anlaşılabilir olmasını esas aldık. Ayetlerin mealinde, İslâmî ilimler Araştırma Vakfı tarafından, Yüksek İslâm Entitüsü öğretim üyelerinden bir heyete tercüme ettirilmiş olan Kur’an mealini esas aldık. Ancak tefsirle farklılık gösteren yerlerde Sâbûnî’nin


görüşünü tercih ettik. Kur’an metnini, tefsirde delil olarak getirilen beyitleri, darb-ı meselleri ve açıklamada uygun gördüğümüz diğer kelime ve cümleleri Arap harfleriyle yazdık. Kelimelerin izahı yapılırken metinleri sadece Arap harfleriyle yazdığımız halde isim ve edatları hem Arap hem de Latin harfleriyle yazdık. Âyetin âyetle tefsir edildiği yerlerde, delil olarak getirilen âyetlerin sûre ve âyet numaralarmı tesbit ettik. Tefsirde geçen hadislerin sadece meallerini verdik ve Kütüb-i Sitte, İmam Mâlik’in Muvatta’ı, Ahmed b. Hanbel’in Müsned’i ve Dârimî’nin Sünen’inde mevcut olanlan tahric ettik. Diğer hadis kitaplarından nakledilen hadislerden de bulabildiklerimizi tahric ettik. Bulamadıklarımızı ise sadece meallerini veya mealle birlikte yazarın gösterdiği kaynağı vermekle yetindik. Tefsirde geçen dinî, edebî ve uygun gördüğümüz diğer kelime ve terimlerin aslını muhafaza ettik ve anlaşılmaları için bir lügatçe hazırlayarak her cildin sonuna ilave ettik.

Biz bu eseri en mükemmel şekilde Türkçe’ye çevirdiğimiz iddiasında değiliz. Ancak yapabildiğimizin en güzelini yapmaya çalıştık. Bununla beraber göze çarpacak yanılmaların ve yanlışların, kardeşçe ve samimiyetle bize bildirilmesini okurlarımızdan istirham ediyoruz. Eserler ancak bu sayede olgunlaşır ve daha faydalı hale gelir.

Bu samimi hizmetimizin kabul buyrulmasını ve okuyucular için yararlı olmasını Yüce Allah’tan dileriz.

Mütercimler

1 Ramazan 1408-18 Nisan 1988
Ümraniye-İstanbul

Ensar Neşriyat, Muhammed Eli es Sabuni tarafından yazılan, Prof. Dr. Sadreddin Gümüş ve Yrd. Doç. Dr. Nedim Yılmaz’ın tercüme ettiği Safvetüt Tefasir Tefsiri adlı kitabı incele diniz.