Kuran Ufku (3 Cilt-Kutulu) Necla Yadsıman – İRABLI KUR’AN ve MEALİ

200.00 170.00

ÜCRETSİZ KARGO

Kuran Ufku (3 Cilt-Kutulu) Necla Yadsıman –  İRABLI KUR’AN ve MEALİ

24 Saatte Kargo

 


Açıklama

KAMPANYA FİYATI STOKLARLA SINIRLIDIR

3 Ciltten oluşan bu eser Kur’an-ı Kerimde Fatiha Suresinden Nas Suresine kırık ve toplu meal, gramer incelemesi ve sözlükten oluşan bu çalışma Türkiye’de bu sahadaki ilk ve tek eserdir.

3 Cilt 1930 Sayfa

Kur’an Ufku PDF Örneği İndir

Dr. Necla Yasdıman hocamızın Kur’an Ufku kitabını incelemek için lütfen TIKLAYINIZ

 

 

[ Arapça Gramer Özeti, Sözlük, İ’rab (Kelime Analizi) ve Meal]

Sözlük İlaveli
İ’RABLI KUR’AN ve MEALİ
KUR’AN UFKU
( Fâtiha- Nas Suresi Arası )
Dr. Necla YASDIMAN Demirdöven

Kitap                Kur’an Ufku
Yazar               Dr. Necla Yasdıman Demirdöven
Yayınevi           Azim dağıtım
Etiket Fiyatı    150 TL
Kağıt – Cilt       1.Hamur beyaz kağıt, Lüks Ciltli, 3 cilt
Sayfa – Ebat     1.930 sayfa, 20×28 cm, büyük boy
Yayın Yılı          2013
ISBN                 9786056437410

Bu kitabı kredi kartı, banka havalesi, posta çeki veya kapıda nakit ödeme ile satın alabilirsiniz. Tüm banka kredi kartları geçerlidir.

Azim dağıtım yayınları Kur’an Ufku kitabını incelemektesiniz. Necla Yasdıman Kur’an Ufku kitabı hakkında yorumları oku yup kitabın konusu, özeti, fiyatı, satış şartları hakkında bilgiyi geniş bir şekilde edinebilirsiniz.

Yaratan Rabbinin adıyla oku . O, insanı “alak” dan yarattı. Oku, Senin Rabbin en cömert olandır.Alak 1-2

Eksiksiz tüm övgüler; âlemlerin Rabbi olan, hakkı batıldan ayırt ettiren, kitabı indir en Allah’a, salat ve selam da o indir ilen Kur’an’ı bizzat yaşayarak kendi hayatında gösteren, sınır koyma yetkisi kendisine verilen O’nun Rasulüne, ehli beyte ve ashabına olsun. Amin

Kur’an Ufku Necla Yasdıman

      ÖNSÖZ

Değerli okurlar! Kuran “Niçin yaşıyoruz ve nasıl hem dünyada hem de ahirette mutlu olabiliriz?” sorusunun cevabını en doğru şekilde veren tek kitaptır, insanın kullanma klavuzu, yaşama sevincinin reçetesidir. Her an dimdik ayakta, azimli, gözlerinin feri sönmeyen dinamik canlı, heyecanla dolu bir hayat yaşamak isteyenin rehberidir. Ölümün sadece başka bir hayata geçiş olduğunu fısıldayan, cennete ulaşmak isteyene müjdeler sıralayan, geçici dünyanın sıkıntı ve imtihanlarına gülümseyerek baktırabilen tek eserdir.

Dünyada yücelmek isteyen, ahirette konforlu bir yaşam ve Allah ile buluşmak isteyenin yegane doğru rehberidir. Çünkü o Ahmet’in ya da Mehmet’in kitabı değil alemlerin Rabbinin, en bilgininin eseridir.

Kimliğinin Müslüman olduğunu söyleyip de Kur’an’sız Müslümanlarının kol gezdiği ülkemizin çehresi artık Rabbimizin izniyle değişmektedir. Her türlü kitabı okuyup da henüz O’nun ayetlerinin hepsini duyamadan kendini ahirette bulanların sayısı çok olsa da giderek azalmaktadır, azalacaktır.

Kuranda bildirilen ‘Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? (Zümer, 9) ayetinin verdiği teşvikle Arapça’yı öğrenmek için Rabbimizin her türlü imkanı sunduğu ülkemizde artık mazaretlerin yeri kalmamıştır. Saatlerini kendisine ne dünyada ne ahirette fayda vermeyecek boş şeylerin başında geçirenler hala tatmin olmadıklarının farkına varmakta, aç bıraktığı kalbinin, ruhunun gıdasının Kur’an’da ve onun hayattaki açılımlarını öğrenmekte olduğunu hayretle tesbit etmektedir.

Bir müslüman için Kur’an en büyük zikir ve onunla meşgul olmak da en büyük ibadetlerden biri değil midir? Kur’an’ı anlayamadan diğer bütün dini kitapları ölçebilmek mümkün müdür? Kur’an gözlüğünü ve bakış açısını takmadan hangi görüş ve tez doğru değerlendirilebilir?  ( Kuran ufku kitabı )

Bugün Müslümanların büyük bir kısmının din adına yanlış ve uydurulmuş bilgi ve değerlerle yaşaması Kur’an’ı rehberi ve el kitabı yapmamasından kaynaklanmıyor mu?

Hayatın en mutlu ve anlamlı anları, uğraşların en hayırlısı olan Kur’an metinlerini çözmek ve onların arkasındaki sırları anlamaya çalışarak geçecektir. Zaten o anlaşılmak için indirilmemiş midir?

Ancak Arap olmayan birisinin Kur’an’ı Arapça ve irab bilgisi olmaksızın tam olarak her şeyiyle anlaması imkansızdır. Arapçayı öğrenen biri de hala bazı kelimelerin sıfat mı hal mi vs. hangi dilbilgisine karşılık geldiğinde tereddüt edebilir. Bu da yanlış anlam vermesine yol açar. İşte bu boşluğu karşılamak ve bu boşluğu hissedenlere yardımcı olmak amacıyla bu eseri yayınlamaya karar verdik.

Çalışmalarımız sırasında sözlük, meal ve irab’da çok dikkat etmemize rağmen herhangi bir kusur işlediysek bu kusurdan dolayı Rabbimizden bağışlanma dileriz ve onun merhametine sığınırız. Bu konuda niyetimizin kötü olmadığını, sadece O’nun kitabını ve mesajını anlamaya çalıştığımızı söylemekten başka da mazaretimiz yoktur.

Bundan önce yayınladığımız Kur’an Tahlili adlı 10 ciltlik eserimiz bir müslümanın Kur’an ile ilgili öğrenilmesi gerekli olan sözlük irab meal ve tefsirini içermektedir. Elinizdeki Kuran Ufku Kitabı bu 10 cildin tefsiri çıkarılmış ve irabları da kısaltılmış olarak 3 cilde indirilmiş özetidir. Daha ayrıntılı ve açıklamalı i’rab (dilbilgisi) isteyenler bu esere müracaat edebilirler.

Bu kitabı bir yandan hem lügat, hem meal, hem de i’rab olarak takip ederken, diğer yandan gerek kişisel ve gerekse gruplar oluşturulmak suretiyle, bir disiplin içinde çalışmak mutlaka başarı getirecektir. Bir gün bütün Kur’an beynimde ruhumda olarak öleceğim diye hedef koyanlar Rabbimizin izniyle gayelerine erişeceklerdir. Gayret bizden yardım Allah’tan’dır.

      Kitabın Hazırlanma Metodu

Önce tam metin halinde Kur’an ayetinin arapça metnini altında da toplu manasını verdik. Daha sonra o ayetin kelimelerini kendi altında incelemek üzere teker teker ele aldık. Böylece şu aşamaları içeren bir tahlil gerçekleştirmeye çalıştık:

“Kelime Manası ve Dilbilgisi Tahlili (İ’rab)” açısından her kelimenin altında önce Türkçe karşılığını onun altında da gramerde neye karşılık geldiğini yazdık. Böylece ayet metinlerinin Arapçalarının ve Türkçe karşılıklarının, kelimelerin anlamlarının ve gramatik yapılarının topluca göz önünde olmasını sağlamaya çalıştık. Genel kabul görmüş Kuran’ın bir sayfasını iki sayfada vermeye gayret ettik. Üçüncü sayfaya da o Kur’an sayfasının sözlüğünü ekledik.

Hem Arapça’yı yeni öğrenenler, hem de Arapçayı bilmelerine rağmen bazı gramer kaidelerini unutmuş bulunanlar için çalışmamızın bu ilk cildinin baş tarafına Adım Adım Kuran Dili adlı eserimizden hazırladığımız bir gramer özeti ekledik. Bu bölümdeki özet bilgiler Kur’an çalışması süresince gerekli olabilecek bilgilerden oluşmaktadır. Bize göre, i’rab olmaksızın, yani dilbilgisi tahlilleri yapılmaksızın ayetler yeterince anlaşılamamaktadır.

Bunun için kelimelerin i’rabdaki yeri üzerinde durulmuştur.’ Kelimelerin gramer ayrıntıları ile ilgilenmeyenlerin ise yalnızca manasını vurgulayan kısma bakmaları yeterlidir. 40-50 kadar ayetin incelenmesinden sonra, bir bilmece çözer gibi giderek ayetlerin çözüldüğü görülecek ve Kur’an artık anlaşılır olmaya başlayacaktır.

Ayetlere anlam verirken pek çok meali taradık ve bizce ayetin anlamına en yakın olanı kendimiz vermeye çalıştık. Bu eseri eğitim amaçlı hazırladığımız için kelimelerin anlamlarının karşılığının görülmesi bakımından mecburen ayetin birebir kelime çevirisini vermek durumunda kaldık. Kelimenin Türkçe‘deki anlamını vermede sıkıntıya düştüğümüz durumlarda parantez açarak açıklama yoluna gittik. Dolayısıyla ayetin tercümesini değil, bir anlamda açıklamasını vermiş olduk.

Kur’an sayfasının sonunda “Sözlük” diye açtığımız başlıklar altında fiillerin mazi, muzari ve masdarını, isimlerin de tekil ve çoğulunu verdik2. Sözlük kısmında verilen kısaltmalardan; ( cim) harfi cemi (çoğul) manasındadır.

İsmin önce tekili yani müfredi verilmiş, yanında ise (cim) denilerek cemisi, yani çoğulu gösterilmiştir. ( se ) kısaltması da sözlüklerde görüldüğü gibi müennes (dişil) ifadesinin rumuzudur. Önce ismin müzekker (eril) hali sonra müennes halinin belirtilmek istendiği durumlarda bu yola gittik.

Yıllardır yaptığımız derslerin ışığında sizlere tavsiyemiz okumanın yanı sıra, Kuranı yazarak da çalışmaktır, Uygun kalınlık ve ölçüde bir deftere, kitabı kendimiz aynını yazarak çalışırsak hem ahirete mizanda ağırlığı bir hayli fazla olan bir sevap götürmüş oluruz, hem de o hedefi bitirmek için canlı bir şekilde bıkmadan motive olmuş oluruz. Çünkü öğrenmenin en önemli yollarından biri yüce Rabbimizin dediği gibi yazmaktır: “O kalemle öğretendir” (Alak, 4) ayeti de buna delildir. Sözlük kısmından ise sadece bilmediğiniz veya tereddüt edeceğiniz kelimeleri yazmak kafidir. Okurken de aynı şekilde kendi kitabınızdan bilmediğiniz kelimeyi daire içine almak sonraki okuyuşlarda daha faydalı olmaktadır. Ayrıca o ayetten ne anladığınızı maddeler halinde yazarak sıralamanız ya da ayete uygun dua yapmanız öneri olarak sıralanabilir. Daha geniş açıklama ve tefsirin bulunduğu Kur’an Tahlili kitabımız ise ayetin aklımıza gelmeyebilecek bugüne bakan teşhislerini size hatırlatacaktır. Göreceksiniz, sevabının yanı sıra çok kısa zamanda Kur’an sizin için artık Arapça aslından anlaşılır bir kitap haline gelmeye başlayacaktır. Ömür boyu her ayet sanki her okuyuşunuzda yeni okuyormuşçasına yeni mesajlar verecek, hem dünyanızı hem ahiretinizi mutluluklara garkedecektir. Rabbim hepimizi ilmiyle amil Kuran alimi etsin ve ahirette de bu şekilde hasretsin inşallah. Bu anlamda Allah yar ve yardımcınız olsun…

Daha iyi bilenler veya bir öğretmen etrafında oluşacak çalışma grupları içinde karşılıklı sorarak kelime ve irab (dilbilgisi tahlili) çalışması yapmanın faydalı olduğunu düşünüyoruz.. Bu çalışmalar ışığında okuyucular her geçen gün Kuran ‘a vukufiyet yolundaki çalışmalarında aldıkları mesafeyi görmenin zevkini ve neşesini yaşayacaklardır.

Sözlerime son verirken senelerce haftanın üç günü birlikte sözlük ile Kuran çalışması yaptığımız değerli arkadaşım Ender Kızılkaya’ya canı gönülden teşekkürler… Sözlük kısmında yer alan kelimeleri, gramer özeti ve i’rab kısmını bilgisayara aktarmada yardımı geçen sevgili kardeşim Arzu Atalay’a, değerli öğrencilerimiz Şerife Kurtul Eti ve Sevde Çopur’a, Aliye Özuludağ’a ve Durul Akbağ’a gönül dolusu sevgiler.. Son olarak 10 ciltlik Kur’an Tahlili adlı eserimizden özet yaparak bu 3 cildi hazırlamaya yardımcı olan Zeynep Ertürk’den Allah hoşnut olsun. Rabbim onları Cennet hatunu kılsın ve yüreklerindeki Allah sevgisi her geçen gün artsın..

Beni bu çalışma için teşvik eden, bu konuda manevi desteklerini esirgemeyen arkadaşlarım ve öğrencilerime de teşekkür etmeliyim. Allah bu eserin ortaya çıkması konusunda emeği, sabrı, desteği geçen herkesten razı olsun…

Dr. Necla Yadsıman
Özel izmir Cemre Arapça Dil Kursları Kurucu Müdürü
(İzmir Müftülüğü Emekli Vaizesi) 06 Ağustos 2013 izmir

Bu konuda faydalandığımız bazı kaynaklar el-Akberî’nin ‘ İmlâu mâ menne bihi’r-Rahmân’ı, İbn Âcurrûm’un, Müşkilu İ’râbi’l-Kur’an’ı, İbn Ebî Tâlib el-Mekkî’nin, Müşkilu İ’râbi’l-Kur’an’ı, Ebû Cafer en-Nahhâs’ın, İrâbu’l-Kur’an’ı, Suyûtî’nin, İrabu’l-Kur’ânı dır. :

Bu bağlamda başta Mahmut Çanga’nın Timaş Yayınları arasında yer alan ” Kuran Kelimelerinin Anahtarı ” adlı sözlük ile Doç. Dr. Abdülvehhâb Öztürk’ün “Ansiklopedik Kuran-ı Kerim Sözlüğü” olmak üzere pek çok sözlükten yararlandık.  ( Kuran ufku kitap, kuran ufku kitabı al oku, necla yadsıman kitabı, online satın al, yayın, ucuz dini kitap, azim dağıtım, kuran ufku 3 cilt, uygun fiyat, islami kitap satış, kur’an ufku fiyat, onlıne satış, ucuz kitap, azim yayınları, Kur’an Ufku , hızlı kargo )

  KUR’AN’I ANLAYARAK OKUMANIN FAZİLETİ HAKKINDA BAZI AYETLER

(39/ZÜMER, 9). … De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Doğrusu ancak akıl sahipleri (bunları) hakkıyla düşünür.

(73/MÜZZEMMİL, 4). … Kur’an’ı açık açık güzelce (düşünüp anlayarak ağır ağır tertil üzere) oku…

(4/NİSA, 78). ..Fakat ne oluyor ki bu topluluğa, hiç bir sözü anlamaya çalışmıyorlar?

(54/KAMER, 17). Andolsun biz Kur’an’ı düşünenler için kolaylaştırdık, düşünen var mı?

   HADİSLER

“Sizin en hayırlınız Kur’an’ı Kerim’i öğrenen ve öğretendir.”[1]

“Bir grup, Kitâbullah’ı okuyup ondan ders almak üzere Allah’ın evlerinden birinde bir araya gelecek olsalar, mutlaka üzerlerine sekinet (huzur, ferahlık) iner ve onları Allah’ın rahmeti bürür. Melekler de kanatlarıyla sararlar. Allah onları, yanında bulunan (yüce) cemaatte anar”[2]

“Kur’ân’da mahir olan Sefere denilen kerîm ve mutî meleklerle beraber olacaktır. Kur’an’ı kekeleyerek zorlukla okuyana iki sevap vardır.”[3]

Ayrıca çalışılan ayetlerin ezberlenip namazda okunması da ahirete yönelik çabalarımıza katkı sağlayacaktır. Nitekim Ebû Saîdi’l-Hudrînin Hz. Peygamber’den rivayetine göre:

“Kur’an ehli (yani onu okuyan, onunla amel eden) cennete girdiği vakit, kendisine ” Oku ve Yüksel” denilir. O da okur ve yükselir. Her ayet için bir derece verilir. Böylece o, bildiği ayetleri sonuna kadar okur (ve herbiri için bir derece alır)s.

Bu rivayetin bir benzeri Abdullah Ibnu Amr İbni’l-Âs (radıyallahu anhümâ)’dan da nakledilmektedir: Resûlullah (a.s.) buyurdular ki:

“Kur’an’ı okuyup ona sahip çıkan kimseye (ahirette): “Oku ve (cennetin derecelerine) yüksel, dünyada nasıl ağır ağır okuyor idiysen öyle oku. Zira senin makamın, okuduğun en son âyetin seviyesindedir” denir.”[4]

Her ayeti ezberleyemesek bile Kur’an başında geçirdiğimiz her anın ibadet olduğunu bilmek bize yeter. Ibnu Mes’ûd (r.a.) anlatıyor: “Hz. Peygamber (a.s.)’i dinledim, şöyle diyordu: “Kur’ân-ı Kerîm’den tek harf okuyana bile bir sevab vardır. Her basene on misliyle (kayda geçer). Elif-Lâm-Mim bir harftir demiyorum. Aksine elif bir harf, lâm bir harf ve mim de bir harftir. “[5]

Muhammed Nâsıruddin Elbâni hadisin sahih olduğunu belirtmekledir Bkz. Sahihu Ibn Mâce, (3780).

1 Buhârî. Fedâilul-Kufin 21; Timizi, Fedâilı/I-Kurân 15, 2909: Ebû Dâvud. Salât 349, 1452.
[1]

Müslim, Zikir38, 2699; Ebû Dâvud, Salâl349, 1455; Tirmizl, Kır$’at3, 2946.
‘ Buhârî, TevMd 52; Müslim, Müsalirin 244; Ebû Dâvud, Vitr 14. (1454); Tirmizî, Sevabu’l-Kurân 13 (2906); Ibn Mâce, Edeb 52, (2779).
‘ Ebû Dâvud, Vitr 20, 1464; Tirmizî, Savâbu’l-Kurân 18, 2915, H: ibnu Mâce, Edeb. 52. 3780. Muhammed Nâsıruddîn Elbânî hadisin hasen-sahih olduğunu söyler.
‘ Tirmizî. Sevâbul-Kurân 16, 2912. Muhammed Nâsıruddîn Elbânî Sahltıu Tirmizî adlı esennde hadisin sahih olduğunu söyler.


1 Buhârî. Fedâilul-Kufin 21; Timizi, Fedâilı I-Kurân 15, 2909: Ebû Dâvud. Salât 349, 1452.
[2]

Müslim, Zikir38, 2699; Ebû Dâvud, Salâl349, 1455; Tirmizl, Kır$’at3, 2946.

‘ Buhârî, TevMd 52; Müslim, Müsalirin 244; Ebû Dâvud, Vitr 14. (1454); Tirmizî, Sevabu’l-Kurân 13 (2906); Ibn Mâce, Edeb 52, (2779).
‘ Ebû Dâvud, Vitr 20, 1464; Tirmizî, Savâbu’l-Kurân 18, 2915, H: ibnu Mâce, Edeb. 52. 3780. Muhammed Nâsıruddîn Elbânî hadisin hasen-sahih olduğunu söyler.

‘ Tirmizî. Sevâbul-Kurân 16, 2912. Muhammed Nâsıruddîn Elbânî Sahltıu Tirmizî adlı esennde hadisin sahih olduğunu söyler.        Necla Yasdıman İle Kuran Ufku Üzerine Gazete Ropörtajı  Kur’an Ufku Yeni Ufuklar AçacakTürkiye’de bir ilki gerçekleştirdi… Kur’an’ı; sözlük, irab ve mealiyle bir arada çalışıp yazan ilk bayan yazar…Dr. Necla Yasdıman DEMİRDÖVEN ’in 1.911 sayfadan oluşan, 3 cilt çalışması, Arapça Gramer Özeti, Sözlük, İrab (Kelime Analizi) ve Meal’iyle temel eser konumunda. Kur’an “Niçin yaşıyoruz ve hem dünyada hem de ahirette nasıl mutlu olabiliriz?” sorusunun cevabını en doğru şekilde veren tek kitap. İnsanın kullanma kılavuzu, yaşama sevincinin reçetesi. Her an dimdik ayakta, azimli, gözlerinin feri sönmeyen dinamik canlı, heyecanla dolu bir hayat yaşamak isteyenin rehber.Ölümün sadece başka bir hayata geçiş olduğunu fısıldayan, cennete ulaşmak isteyene müjdeler sıralayan, geçici dünyanın sıkıntı ve imtihanlarına gülümseyerek baktırabilen tek eserdir. KUR’AN’I artık gramer özetiyle birlikte kolayca anlayarak okuyabileceksiniz. Kur’an-ı Kerim’de Fatiha Suresi’nden Nas Suresi’ne kelime kelime kırık ve toplu meal, irab (gramer incelemesi) ve sözlükten oluşan bu çalışma Türkiye’de bu sahadaki ilk ve tek eser.Dr. Necla Yasdıman, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tefsir-Hadis sahasında doktora yapmış, doktora tezini de  “Kadının Evlilik Hakları” adıyla yayınlamış bir yazarımız… Onun asıl hedefi, Kur’an ve manasının anlaşılması yolunda… 20’ye yakın eseri olan yazarımız; 52 yaşında, evli ve iki çocuk annesi. Bizler de bu değerli yazarımızla bir araya gelerek; Nakkaş Prodüksiyon’un katkılarıyla hazırlanan ve Azim Dağıtım tarafından dağıtımı gerçekleştirilen son eseri Kur’an Ufku hakkında sizler için şöyle bir söyleşiyi gerçekleştirdik:

* Kur’an’ı Türkiye’de sözlük, irab ve meal olarak çalışan ilk bayan olma özelliğiyle tanıyoruz sizi. Bu çalışmalarınız nasıl başladı Necla Hanım?  Kur’an Ufku eserinizi bize kısaca tanıtır mısınız?

Kur’an Ufku, Kur’an’ın manasını anlayarak okumak isteyenler için hazırlanmış, bunun için de gerekli olan malzemelerin hepsini bir arada bulunduran bir eser.

* Hepsi bir arada derken neyi kastediyorsunuz?

-Şimdi; Arap olmayan fakat Arap alfabesini ya da Kur’an’ı heceleyerek de olsa okuyan bir şahsın, Kur’an’ı manasıyla ve anlayarak okumak için ne yapması lazım? Önce Arapça bilmesi lazım… Diyelim ki imam hatip lisesi veya ilahiyat fakültesinde ya da başka kurslarda Arapça eğitimi aldı fakat sonradan unuttu. Bu eserin ilk cildinde yaklaşık 72 sayfayı, Adım Adım Kur’an Dili adlı Arapça öğreten kitabımızın özetine ayırdık. Ardından Fatiha ile birlikte tüm surelerdeki kelimelerin altına; kelimenin oradaki manasını, altına da irab dediğimiz fiil, fail, mef’ul gibi gramer ifadesini koyduk. Ardından da tüm meali verdik. Bu kitabı okuyan şahıs önce kelimeleri sonra hepsini birleştirerek cümleyi anlar. Sağlamasını hemen altındaki meal yardımıyla da kavrar. En önemlisi de; her Kur’an sayfasının altına o sayfanın sözlüğünü ilave ettik. Yani her şey bir arada…

* Yani böylesi bir eser daha önce yok muydu? Bu sahada yapılmış diğer benzer çalışmalardan farkı nedir?

Kelime kelime mealli Kur’an tabii ki çıktı. Ama irab (dil bilgisi incelemesi) olmadan bir Türk oradaki manayı tam olarak kavrayamaz ki, ezbercilik olur. Üstelik biz meali bu amaçla sözlükte geçen anlamıyla bire bir tercüme gibi verdik. Biz Türk olsak bu cümleyi nasıl söyleriz diye değil… Anlaşılması daha rahat olsun diye… Kimse mükemmel olamaz, sadece elimizden geleni yapmaya çalıştık… Kusur varsa bizdendir…

*  Peki o zaman bu eseri herkes anlayarak okuyabilir mi?

 –Allah öyle bir beyin vermiş ki .. bey. Bizim Arapça kurslarımızda 65 yaş üstü öğrencimiz bile var. Üstelik bazıları ilkokulu bile bitirememiş… Artık öğretim yöntemleri değişti. Eskisi gibi yıllarımızı almıyor. Bir kişi 20 ay gibi bir zamanı Allah için verip kurslara devam etse profesyonel bir eğitim alır, sertifikasını da alıp öğretebilecek hale gelir. Diyanet İşleri Başkanlığı İzmir vaizeliğinden emekli olduktan sonra bu amaçla Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olarak 2007’de Cemre Arapça Dil Kursları’nı açtık. Arapça’yı öğreten Adım Adım Kur’an Dili kitabımız 19. baskısına ulaşmak üzere… Kitabın özelliği ise hiç bilmeyen birini sıfırdan ele alıp en ileri seviyeye götürmesi… Tümden gelim değil tüme varım metodunu uyguluyoruz Kur’an’ı anlamak için. Çok zeki biri, kendi kendine bile bu kitabı çalışıp anlayabilir. Dost TV’de de bu kitabın konularını baştan sona anlattık. 20 DVD halinde de halkımıza sunduk…

* Neden Kur’an ve anlamı diye bir soru sorsak? İlmihaller, hadis kitapları vs. pek çok yerden dinimizi öğrenebiliyoruz zaten, hatta Kur’an’ı anlayamazsın diyenler de var… Niçin dersek ne dersiniz?

 –Aslında bu soru ‘Neden Müslümansın?” gibi bir soru bence. Müslüman doğduğunun ve Müslüman bir ailede yaşadığının farkında olan, düşünme kabiliyetini kullanan her şahıs günün birinde “Neden Müslümanım?” diyecektir. Kısa bir farkındalıktan sonra da onu bir engelleyen yoksa ‘Bu dinin sahibinin bana bir sözü var mı?’ diyecektir. Öncelikli olan o dinin sahibinin mesajı ya da mektubu değil midir? ‘Beni yaratan, bana bu dinin mensubu olduğumu söyleyen kimdir ve benden ne istiyor?’ demez mi bir insan veya demeyecek mi hayatının bir safhasında. İşte ben de bu sorularla yola çıkmıştım yıllar önce…

* Peki meal okununca bu söylediğiniz yerine gelmiyor muydu? Aradığınızı onlarda bulamadınız mı?

– Doğrusu bu amaçla Kuran’a eğildim. Ancak orijinal Kuran değildi baktıklarımız ve meal farklılıkları vardı. Hâlbuki Allah’ın tek kelimesi bile çok önemliydi bence. Orijinalini anlamaya gücüm yetecekse neden çeviri? İnsan başka dilleri öğrenebiliyorsa Arapçayı da öğrenebilir. Hele ki günümüzde öğrenim metotları oldukça gelişmiş vaziyette…

Toplumumuzun buna pek önem vermediğini görünce doğrusu bazen hayal kırıklığına uğruyorum. Çünkü din kültürümüz sadece Kur’an ve sahih hadis değil, biliyorsunuz? Uydurma ve zayıf hadisler, uydurma hikâyeler, bazı ilmihalleri okuyunca gördüğümüz delilsiz fetvalar… Özellikle kadınlar hakkında okuduklarımız, duyduklarımız ve gördüklerimiz… Aslında hep Kur’an’dan uzaklığımızın sonuçlarını yaşıyoruz. Kur’an’sız Müslümanlar kol geziyor ülkemizde… Kur’an’ı bırakıp onun dışındaki her şeyden dini öğrenmeye çalışıyoruz. Bazıları işin içinden çıkamıyor ve bu sefer dinden uzaklaşıyor. Böylesi daha mı iyi sanki? Kaş yapalım derken göz çıkarmak diye bir söz var… Önce Kur’an sonra diğerleri desek daha iyi olmaz mı? Ömür kısa, Kur’an’ı anlamadan kendini öbür tarafta bulma tehlikesiyle karşı karşıya kişi. Öbürlerini sormaz ama “Benim kitabımla ilgin neydi?’ diye sorsa haklı değil mi yüce Allah? Belli sure ve belli ayetlere yönelip hep onları okuyoruz. Tüm Kur’an Allah’ın değil mi?

* Bütün bu söyledikleriniz, Kur’an Ufku’na gelinceye kadar ne kadar zaman aldı ya da bu serüven ne zaman başladı?

Bu bir aşk… Ortaokulda ramazanlarda hatim takip ederken ‘bunu anlayarak okuyanlar ne kadar şanslı’ diyordum. Hocaların hepsinin bunu anlayarak okuduğunu zannediyor ve onlara hayranlık duyuyordum. Meğer öyle değilmiş gerçek, tüm hocalar Kur’an’ı anlamazmış. Bir keresinde hatim takibinden sonra eve geldiğimde gözyaşlarıyla “Allah’ım beni de kitabını anlayarak okuyanlardan eyle!” diye dua ettiğimi hatırlıyorum.

Sonra sırf bu amaçla imam hatip lisesine gitmek istedim o sevdayla. Ama 1977 yılında Bursa İnegöl ilçesinde kızlara imam hatip lisesi yoktu. 1979 yılında Ankara İlahiyat’a girdiğimde 600 – 700 kişilik sınıflarda tam randıman alamadık. Sınav geçecek kadar oluyordu Arapçamız ve Kur’an’ı incelemek yeterli değildi. Fakülteyi bitirdikten sonra daha fazla yoğunlaşmak mümkün oldu. “Kadının Evlilik Hakları” adıyla basılan doktora tezimde alimlerin nasıl fetva ve hüküm verdiklerini ayet ve hadisleri nasıl delil olarak kullandıklarını ya da kullanmadıklarını çok yakından görmem Kur’an’a daha da eğilmeme sebep oldu. Fatiha’nın başından Nas suresine kadar Kur’an Tahlili adlı eserde her kelimeyi sözlük, irab, meal ve tefsir açısından inceledim. 28 tefsirden istifade ederek geçmişteki ve günümüzdeki alimlerin yorumlarını da görme ve inceleme fırsatım oldu. 2002’den beri hazırladığım bu eser de tamamlanmak üzere. Büyük bir kısmı çıktı zaten. Nakkaş Prodüksiyon inşallah bunun da tamamını okuyucuya sunacak… Kenan Yabanigül’den sözü aldık. Nasip inşallah…

*  Son olarak, Kur’an Ufku ile Kur’an Tahlili arasındaki fark nedir?

* Kur’an Ufku’nda tefsir hariç tüm Kur’an var, irab bölümü de anlaşılır özet halinde. Taşınması daha kolay ve okunması da daha pratik oluyor diğer 10 cilde göre… Üstelik bir sayfada pek çok ayeti görmek mümkün… Bir Kur’an sayfası iki sayfa olarak inceleniyor, 3. sayfada da sözlük var. Kur’an Tahlili ise bir Kur’an sayfası yaklaşık 12 sayfada inceleniyor, irabların daha geniş açıklaması ve tefsir incelemesi var ilaveten.